Görevi kötüye kullanmaktan yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'e iki yıl hapis cezası verildi.
<_script /><_script /> Tekin'e, Kadıköy belediye başkan yardımcılığı yaptığı dönemde, bir sinemaya, işyeri açma ve işletme şartlarını yerine getirmemesine rağmen imar mevzuatına aykırı olarak sahte evrak düzenlediği ve görevini kötüye kullandığı iddiasıyla 2008 yılının Aralık ayında dava açılmıştı. Bir senedir süren dava aleyhinde sonuçlanan Tekin, kararı 'siyasi' olarak değerlendirirken, temyize gittikleri bilgisini verdi.
CHP içinde "çarşaf açılımı"nın mimarı olarak nitelendirilen İstanbul İl Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclis Üyesi Gürsel Tekin, hapis şokuyla sarsıldı. Görevi kötüye kullanmaktan ceza alan Tekin, konuyla ilgili Zaman'a konuştu. CHP İl Başkanı, "İtirazımızı yaptık. Kararın temyizden dönmemesi mümkün değil." diye konuştu. Hâkimler ve savcıların müfettiş raporlarına göre hareket ettiklerini belirten Tekin, belediyecilik ve imar ile ilgili tam ve detaylı bilgiye sahip olmadıklarını kaydetti. "Ben Kadıköy belediye başkan yardımcılığı görevindeyken buna benzer bir sürü ruhsat verdim. Zaten şu anda bana ceza verilen sinema çalışır durumda. Nasıl oluyor da ruhsat ile ilgili sorun olan bir yer senelerdir faaliyette olur? Karar tamamen siyasidir." ifadelerini kullandı. Söz konusu sinema ruhsatında 4 kişinin imzası olduğuna dikkat çeken Tekin, ancak imza atanlardan sadece kendisi aleyhine dava açıldığını dile getirdi. Tekin'in ceza almasına neden olan sinema salonu için Kadıköy Belediyesi Encümeni'nce yıkım kararı alınmış ancak yıkım gerçekleştirilmemişti.
29/12/2009 - Kütahya Simav'a Hak Verdi; Simav Uşak'a geçiyor
Kütahya Simav'a Hak Verdi; Simav Uşak'a geçiyor
Kütahya’nın köyleriyle birlikte 72 bin nüfuslu en büyük ilçesi Simav’da vatandaşların coğrafi özellikleri ön planda tutarak Kütahya’dan ayrılıp Uşak’a geçmek için başlattıkları hareket, her iki kentte de gündemin en önemli konusu haline geldi.
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KÜTSO) Başkanı Nafi Güral, Simav Belediye Başkanı Kasım Karahan’a bir davet göndererek, işadamları ile biraraya gelmesini istedi. Önceki gün taleplerinin gerekçelerini anlatma fırsatı bulduğunu dile getiren Karahan, “Simav halkının Uşak’a geçmek istemesinin siyasi değil, coğrafi özelliklerden kaynaklandığını anlatma fırsatı buldum ve işadamları bize hak verdi. Simav Kütahya’ya 147, Uşak’a ise sadece 85 kilometre mesafede bulunuyor” dedi.
Önümüzdeki günlerde geçiş sürecini hızlandıracaklarını sözlerine ekledi.
www.banaz.net
Banaz Belediyesinden yapılan açıklamaya göre Cumartesi Pazarı İhaleye Çıkıyor. Belediyeye ait Şehitler Mahallesi Pazar yerinde bulunan parsellerin, 2886 Sayılı Kanununun 45.nci Maddesi Hükümleri çerçevesinde açık artırma ihalesi suretiyle kiraya verileceği belirtildi.
Kapalı Konfeksiyon, Ayakkabıcılar Bölümü ve Açık Sergi Yeri olan yol Güzergâhındaki seyyar hazır giyim ve tuhafiye vs. bölümünün ihalesi 25.12.2009 Cuma günü saat 10.00 da Belediye Atatürk Kültür Sarayı Alanındaki Düğün salonunda yapılacağı açıklandı.
Kamyonla satış yapılacak parseller ile kapalı sebze bölümünün ihalesi 28.12.2009 Pazartesi günü saat 10.00 da aynı yerde ve aynı komisyonca yapılacak.
Konuyla ilgilenenler, doküman ve bilgilere Belediye Zabıta Amirliğinden ulaşılabilecek.
www.banaz.net
Banaz Belediye Başkanı Tahsin Erdem'in yaptığı açıklamada, Hamam Boğazı'nın turizme açılacağını belirtti.
Banaz Belediyesi'nin internet sitesinde yapılan açıklama şu şekilde:
İlçemiz sınırları içerisinde bulunan, biri +63 derece, diğeri +71 derece sıcaklığı olan 2adet sondaj kuyusunun bulunduğu Hamam Boğazı , Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edilecek kamu taşınmazları arasında yer aldı.
2634 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu” ve bu kanunun 8.inci maddesine dayanılarak çıkartılan “Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun olarak turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edilecek 48 adet alan içinde Hamam Boğazı da yer almaktadır.
Hamam Boğazı Termal Turizm alanı içinde yer alan beş parselde:
a-) Orman’a ait, 7 No’lu Özel parselde 300 yatak
b-) Köy Tüzel Kişiliği’ne ait, 9 “ “ 200 yatak
c-) Orman’a ait, 15 “ “ 300 yatak
d-) Orman’a ait, 17 “ “ 300 yatak
e-) Orman’a ait, 18 “ “ 300 yatak kapasiteli turizm tesisleri yapılması planlanmıştır.
Bu konuda istekli olan girişimcilerin, 04.01.2010 günü saat 16.00’ya kadar “Turizm Yatırımcılarına Kamu Taşınmazı Tahsis şartnamesi – 2009/1” gereğince istenilen bilgi ve belgeleri Bakanlık Genel Evrağı,(Turizm Bürosu AG Katı) İsmet İnönü Bulvarı No:5 06100 Emek-Ankara adresine elden teslim etmeleri gerekmektedir.
Hamam Boğazına yatırım yapmak isteyenlere , belediyemiz her türlü kolaylığı sağlayacak olup, gerekli yardımlarda bulunacaktır. Bu nedenle belediyemiz tarafından Turizm yatırımcılarına da bu bölgemizde yatırım yapmaları amacıyla çağrı yapılmıştır.
Türkiye Barış Meclisi üyesi Gazeteci-Yazar Leyla İpekçi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ülkücü kesimi sokağa dökmediğini ancak açıklamalarıyla vatandaşların sokağa dökülmesine sebep olduğunu söyledi.
Şiddet olaylarında Bahçeli ve Baykal'ın sorumluluğu bulunduğunu ifade eden İpekçi, PKK'nın silah bırakmasını derin devlet ve Ergenekon örgütünün engellediği görüşünü dile getirdi.
Türkiye Barış Meclisi Üyesi sanatçı, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu üyeleri basın toplantısı düzenleyerek DTP'nin kapatılması ve sonrasında yaşananları değerlendirdi. Toplantıdan konuşan gazeteci-yazar Leyla İpekçi, DTP'nin kapatılma kararının açıklanmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın çok sayıda demeç verdiğini hatırlattı. Kılıç'ın kapatma kararı ile ilgili sıraladığı gerekçelerin kendisine de yetmediğini öne süren İpekçi, "Bunun verdikleri karar karşısındaki çekinceleri bir siyasetçi gibi defalarca kendisinin izah etme ihtiyacı duymasıyla bağlantılandırıyorum. Türkiye'de evet parti kapatmalar bu kadar gelenekselleştikten sonra hukuka uydurulabilir, partilerin kapatılma kararı çok istenirse. O zaman bizim hukuk kurallarını ve hukukun evrenselliğini yeniden düşünmemiz gerekiyor. Dolayısıyla her hukuka uygun oldurulabilecek bir kararın vicdani olup olamayacağını tartışmamız gerekirdi. Kendisi vicdanım rahat derken kendisini bir kere daha düşünmeye davet etmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Demokratik Açılım Süreci'nde yaşanan gerginliklerde MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin ülkücüleri sokağa indirmediği için her kesimini takdirini topladığını aktaran İpekçi, MHP Lideri Bahçeli ve beraberinde Baykal'ın görünmez şiddet uyguladığını söyledi. İpekçi, "Kendisi aynı şeklide Baykal ile birlikte zihin altlarımızı esir alacak çok daha büyük bir provokasyon yapıyorlar. Belki bunun bir yansımasını o anda görmüyoruz mecliste konuşurken fakat asıl provokasyon budur. Bu bizim zihin altımızı esir alıyor. Geçen gün Baykal hatta "Reşadiye'de bitmiştir açılım" diyebildi. Biz sürekli böyle şeyler duya duya 'en yakın arkadaşımızdan Kürtler zaten kolektif haklar için uğraşıyorlar' şeklinde laflar ve yaklaşımlarla zaten hiç olmasın açılım daha iyi şeklinde zihinlerimiz sürekli doluyor. Bu son derece kibar imalar dahi sürece hiç destek olmadığı gibi fazlasıyla insanların ellerine satır, bıçak, balta alarak sokağa çıkmalarında görünmeyen bir yoldan etkili oldu diye düşünüyorum. Buna çok çok karşı çıkmamız gerekiyor. Evet Bahçeli kendi kesimini belki sokağa indirmedi ama bu tür söylemlerle milleti sokağa indirme gibi bir rol üstlenmiş durumda. Bunu çok tehlikeli buluyorum. " şeklinde konuştu.
"ERGENEKON PKK'YI BİTİRMİYOR"
DTP'li Ahmet Türk'ün son dönemde yaptığı çok sayıda açıklamada ne kadar zor durumda olduğunu anlatmaya çalıştığını aktaran İpekçi, "Biz aslında el birliği ile onu çok zor durumda bıraktık. Bir yandan bir muhatap alınma sorunu vardı. Bir yandan PKK'da kendisinin daha fazla muhatap alınması noktasında bastırıyordu. Bu ne kadar yapıldı yapılmadı bunu bilmiyoruz. Hükümet devlet adına bazı pazarlıkları yürüttü ve Kuzey Irak liderleriyle görüştü. DTP aslında burada bu siyasi sürecin içinde dışlandı. Bunun mesajını sürekli verdi. Aynı şekilde imarlı ve kandile karşı eli giderek zayıfladı. Şimdi bu süreç içinde bir de DTP'yi kapattığınız vakit o zaman siyasetin tek muhatabı PKK kalmak zorunda. Aslında biz o siyasetin sadece şiddet olduğunu biliyoruz." diye konuştu.
Devletin içindeki derin yapılanma ve Ergenekon'un savaşı bitirmediğini ileri süren İpekçi, "Eğer elinizde silah varsa eh türlü barış pazarlığında bir lükstür elinizde. Bu giderek birileri devletin içindeki derin yapılanma ve Ergenekon zaten bu savaşı bitirmek istemediği sürece bunu her türlü yöntemlerle en kanlı şekilde bunun bitmemesi için uğraştığı sürece PKK'lılarda yeniden dağa çıkmak için bir çok insanın olduğu söyleniyor. Silahtan başka güveneceğiniz hiçbir şeyiniz yoksa özgüveniniz kalmayacak hale geliyor. Tek güvendiğiniz şey silah haline geliyor. Bu şekilde yeni bir siyaset dili oluşturulamayacağını düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.