23/6/2007 - BIR HIKAYE
BIR HIKAYE
Kucuk Sevim, evlerinin onundeki rengarenk ciceklerle suslu bahceye girdi. Yuregi sevincten hopluyordu. Icinden; “Annem cicekleri sever; simdi bir demet yapip gotursem kim bilir ne kadar sevinir? ‘Kizim beni hatirlamis ’ diye yanagima bir de tesekkur opucugu kondurur.” Diye dusundu. Bu mesut hayal icinde cicekleri topladi. Onlari kucucuk elleriyle tek tek bir araya getirip demet yapti. Annecigini daha cok mutlu etmek icin mutfaga kostu. Raftan bir bardak aldi. Cicek demetini icine yerlestirdi. Sonda da su ilave etti. Sevincten ziplayarak mutfaktan cikarken elindeki bardak kaydi; yere dusup paramparca oldu. Cicekler etrafa sacildi. Annesi, yandaki odadan kirilan bardagin sesini duymus, disari firlamisti. Kucuk Sevim korkudan de diyecegini bilemedi. Anne yerdeki cam kiriklarini gorunce sinirinden deliye dondu. Ve kucuk kizinin niyetini sormadan dovmeye basladi. Kizcagiz neye ugradigini sasirmis, can havliyle, “Annecigim ne olursun vurma!” diye yalvariyordu. Kizginligi hala gecmemis olan anne, hem bagiriyor hem de vuruyordu. “Seni essek seni o guzelim bardagi kirarsin ha! Bu dayak senin aklini basina getirir.” Takdir ve opucuk beklerken, bir ton dayak yiyen kucuk Sevim, annesine icinden kin beslemeye basladi. Ona bir daha cicek hediye ettigini goren olmadi.alinti
|