http://ates64.blogcu.com/
http://ates64.blogcu.com/



İŞİMİZ HİZMET

9/11/2008 - Dolmabahçe Sarayı'nı gez !

Kategori: ILGINC BILGILER
 <b>TIKLA,</b> Dolmabahçe Sarayı'nı gez !

3 BOYUTLU OLARAK İNTERNETTE - TIKLA SEN DE GEZ

TIKLA, Dolmabahçe Sarayı'nı gez !
Dolmabahçe Sarayı, internetten 3 boyutlu olarak gezilebilecek.

TIKLA, DOLMABAHÇE SARAYI'NI 3 BOYUTLU OLARAK GÖR

Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, www.360tr.com multi-medya grubunun, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 70'inci ölüm yıl dönümü anısına hayata gözlerini yumduğu mekan olan Dolmabahçe Sarayı'nı Virtual Reality (VR) panoramik fotoğraf teknolojisi ile internet ortamına taşıdığı kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen proje yönetmeni İmdat Demir, Dolmabahçe Sarayı projesine yaklaşık 2 yıl önce başladıklarını ifade ederek, çalışma süresince 3 bin 618 adet panoramik fotoğraf çektiklerini, çekilen bu panoramaları özel tekniklerle birleştirerek Dolmabahçe Sarayı'nı şu anda 120 noktadan internet kullanıcılarının erişimine açtıklarını bildirdi.

Ziyaretçilerin, ''www.360tr.com'' web adresi üzerinden Atatürk'ün vefat ettiği odadan başlayarak sarayı gezebileceklerini kaydeden Demir, sayısal kroki yönlendirmeleriyle sarayın diğer kısımlarının da 3 boyutlu olarak gezilebileceğini kaydetti.

Açıklamada, tüm Türkiye'nin tanıtımı için dünya çapında projeler yapan www.360tr.com multi-medya grubunun, daha önce Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi, Anıtkabir, Çanakkale Şehitliği, Zeugma Müzesi, Mardin Süryani Kadim Kırklar Kilisesi, Mardin Zinciriye Medresesi, Şanlıurfa Balıklı Göl, Kapadokya, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ni aynı yöntemle sanal ortama taşıdığı ifade edildi.

www.360tr.com multi-medya grubunun, İstanbul 2010 Kültür Başkenti Girişim Grubu işbirliği ile ''360dereceİstanbul'' projesi ile kendi alanında dünyanın ''En büyük Sanal Şehir'' projesinin altyapı çalışmalarını da başlattığı kaydedilen açıklamada, ayrıca önümüzdeki aylarda Kudüs ve Mescid-i Aksa projesinin de yayımlanacağı bildirildi.

AA
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/4/2008 - ŞAŞIRTICI KARELER!

Kategori: ILGINC BILGILER

ŞAŞIRTICI KARELER! DİKKATLİ BAKINCA KAYBOLUP GİDECEKSİNİZ...

Göründüğü gibi değil !
Dünya 90'ların başında stereogram ile tanışıp bu çılgınlığına kapıldı. İlginç görüntüler izlemek için tıklayın...

Bu resimlere şaşı bakarak 3 boyutlu arka plan imgeleri görebiliyorsunuz.



Resimler Görebilmek İçin İki Yöntem;

GERİ ÇEKİLME: Bu metotta önce ekrana iyice yaklaşın. Burnunuza odaklayın gözlerinizi ve yavaş yavaş uzaklaşın ekrandan. 10-20 cm. uzaklaştığınızda hafiften bir derinlik yakalayacaksınız. Bundan sonra o derinliğe odakladığınızda kendinizi resmin o üç boyutlu dünyası içinde bulacaksınız...

YANSIMAYI KULLANMA: Bu metot uygulama açısından en kolay metotlardan biri. Resme bakarken ekranın ardında oluşan yansımanıza odaklanınız. Kendi görüntünüze odaklanırken resim içindeki derinliği de yakalayacaksınız, Daha sonra yakaladığınız derinliğe odaklanınız..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/2/2008 - Dolardaki işaretler neyin simgesi?

Kategori: ILGINC BILGILER

Dolardaki işaretler neyin simgesi?
Kimine göre Mason Locası'nın, kimine göre satanizmin. Peki tarihçiler ne diyor?

Hürriyet gazetesinin haberine göre, Amerikan tarihçileri, ABD dolarının üzerinde yer alan işaretlerin merak edilen sırrını açıkladı.

Dolar banknotlarının üzerindeki baskılar, işaretler, semboller hakkında çok şey söylendi. Komplo teorileri üretildi. Ama hangisi doğru, hangisi yanlış hala tartışılır.

Şimdi ise Amerikalı tarihçiler 1 dolarlık banknotun üzerinde bulunan ve yıllardır tartışılan baskı ve işaretlerin sırrını çözmek için incelediler. Sonuç: İşaretler Mason'ların bazı sembolleriyle benzeşse de onlarla alakalı değil. "Büyük Devlet Mühürü" ile ilgili... Bu mühür ilk kez 1776'da geliştirilmişti. Ancak hemen kullanılmadı.

Bir dolarlık banknotlarının üzerindeki; bitmemiş piramit, 13 rakamı, bir kanadıyla zeytin dalı, öbürüyle okları tutan Amerikan kartalı, göz, pek çok komplo teorisinin üretilmesine yol açtı.

Kimine göre bunlar Mason Locası'nın, kimine göre ise Satanizm'in sembolleri. Ama Amerikalı tarihçiler bu sembolleri söyle açıklıyor:

BİTMEMİŞ PİRAMİT

İnşa edilmekte olan dev bir yapıt. Piramit zaten mutlak gücün simgesi. Evrensel bir anlam taşıyor. Uzaya açılan kapı. Amerikan ulusu, piramit gibi inşa ediliyor anlamında kullanıldı.

13 RAKAMI

Bitmemiş piramitin merdivenindeki basamak sayısı. Amerikayı o dönemde oluşturan kolonilerin sayısı. Ama aynı zamanda ülkeyi yöneten 13 aileyi de sembolize ettiği iddia ediliyor.

OK VE ZEYTİN DALI

Amerika'nın dünyaya mesajı: Barış isteriz ama gerektiğinde savaşırız. Kartal ise hızın, cevikliğin ve özgürlüğün sembolü. ABD iki "büyük mühür" kullanıyor. Barış zamanında kartal, zeytin dalına bakıyor, savaş zamanında oklara.

ANNUIT COEPTIS

Gözün üzerinde ve kartalın kalkanında yer alıyor. Latince bir sözcük. "O (tanrı ya da kader) bizi (yaptıklarımızı) onaylıyor" anlamında. Kartalın kalkanında yer alıyor.

TEPEDEKİ GÖZ

Piramitin tepesinde yer alıyor ve "her şeyi gören göz" oalarak biliniyor. ABD'nin günümüzdeki konumunu çok iyi özetliyor. 1776'da düşünülmüş olması ayrıca önem taşıyor.

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 - Sakalı yüzünden öldü!

Kategori: ILGINC BILGILER

Sakalı yüzünden öldü!
Hiç boynuna taktığı eşarptan boğulan birini tanıyor musunuz? Onların ölümleri tarihe geçti...
Hiç sakalı yüzünden ölen birini duydunuz mu? Ya da boynuna taktığı eşarptan boğulan birini tanıyor musunuz? Neatorama adlı haber sitesi tarihin en ilginç 30 ölümünü seçti. İşte en acayip ölüm hikayelerinden bazıları

Çılgın terzi

Moda tasarımcılarıyla ünlü Paris’te 1911’de şehrin en ünlü terzilerinden Franz Reichelt fonksiyonel bir kıyafet hazırladı. Reichelt geniş bir mantoyu andıran tasarımının paraşüt olarak da kullanılacağına inandı. Bunu ispat etmek için Eyfel Kulesi’nden atlayan terzi yanılgısını canıyla ödedi.


Rasputin efsanesi

Rus mistik Grigori Rasputin’nin (1869-1916) çarlığa yakın olması düşmanları harekete geçirdi. Rasputin’e önce siyanür içirildi. Ancak fare zehrinin öldürmemesi üzerine silahla vuruldu. Kaçmaya başlayan Rasputin’in başına demir levyeyle vurdular. Buzla kaplı nehre atılarak boğulan Rasputin’in donmuş cesedi iki gün sonra sudan çıkarıldı.

Beyzbol topu

AMERİKAN Cleveland Indians’ın efsanevi oyuncusu Ray Chapman oyun sırasında başına vuran ve kafatasını parçalayan beyzbol topuyla yaşamını yitirdi.

Timsah avcısı avlandı

AvustralyalI vahşi doğa uzmanı Steve Irwin ‘Timsah Avcısı’ olarak anılıyordu. Irwin, Great Barrier Reef’de belgesel film çalışması sırasında dikenli bir vatozun göğsüne iğnesini fırlatması sonucunda öldü.

Sakalı sonu oldu

Dünyanın en uzun sakallı adamı olarak bilinen Avusturyalı Hans Steininger bir gün tutkuyla uzattığı sakalının ölümüne neden olacağını aklına bile getirmedi. 1567’de bir metre 40 santimetre uzunluğundaki sakalına takılınca dengesini kaybetti. Boynu kırılan Steininger anında yaşamını yitirdi.

Rol değil gerçek

Amerikalı komedyen Dick Shawn kahkaha dolu şovu sırasında meslektaşlarını eleştiriyordu. ‘İşim için hiçbir zaman yerlere kapanmam’ derken sahnenin zeminine düşen Shawn’ı hayranları çılgınca alkışladı. Shawn 10 dakika boyunca aralıksız süren alkışlardan sonra kalkmayınca yanına gelen güvenlik görevlileri öldüğünü fark etti.

Tatlı tatlı göçtü

İsveç Kralı Adolf Frederick tatlıya düşkünlüğüyle tanınıyordu. ‘Ölümüm savaş arenasında değil yemek masasında olsun’ sözüyle ünlü olan İsveç kralının istediği oldu. Hazımsızlık sorunu olan kral 1771’de 61 yaşındayken havyar, havuç çorbası, ringa balığı, karidesli börek, 10 kadeh şampanya ve 14 porsiyon tatlısını bitirdikten beş dakika sonra dünyaya veda etti.

Star

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/12/2007 - Davud Yıldızı nedir, ne anlama gelir

Kategori: ILGINC BILGILER

Davud Yıldızı nedir, ne anlama gelir

Bir çok kültürde yer almış ama Yahudi inancının ayrılmaz sembolü olmuş, Davut Yıldızı'nı tüm yönleriyle tanımak için bu makaleyi okumayı ihmal etmeyin....

Davud Yıldızı nedir, ne anlama gelir 

Murat Hakan Yıldırım'ın araştırması

Üst üste gelmiş iki üçgenle oluşturulmuş altı köşeli yıldız olarak bilinir Heksagram(hexagram). Dünyadaki birçok kültürde yer almış bir semboldür. Beş kollu yıldızdan daha çok tanınmıştır. Yahudi inancının ayrılmaz bir sembolü olan bu sembol, İsrail halkının dini ve tarihsel geçmişinde oynadığı rollerden ötürü Siyon yıldızı ya da Davut’un yıldızı olarak adlandırılmıştır.

 

Bugün de İsrail devletinin askeri ve sivil bütün organlarının simgesi olduğu gibi, İsrail devletinin bayrağının sembolüdür[1]. Ayrıca, Kızılay ve Kızılhaç gibi bir yardım kuruluşu olan Kızıl Siyon Yıldızı’nın da simgesi olarak göze çarpar.

 

 

 

Geleneksel olarak yapısı iki ana anlatımla açıklanmaktadır. İlki üst kısma ait köşedir ki dişi unsurdur ve “su” olarak simgelenir. Diğeri de alt kısma ait köşedir ve erkil unsurdur. Bu da “ateş” olarak tasvir edilir. Burada sunular su ve ateş, birlikte gizemli, uyumlu bir düalite düzenini gösteren kombinezon olarak yorumlanmıştır. Kozmolojik yorumunda ise ateş ve su düalitesinin karşısında yer alan “hava” ve “toprak” sembolleriyle birlikte dört elementi bir araya getiren sembol olarak düşünülmüştür. Simya ilminin sembolleri arasında bu dört unsurun hepsinin genellikle başlıca ana madde olarak tasvir edildiği düşünülürse eski çağlarda yapılan bazı büyü uygulamalarında kullanıldığı ve bu uygulamaların günümüze kadar geldiği ezoterizme ait bilgilerde yer almaktadır.

 

Yine Yahudi inancına göre Tetrakrammaton olarak bilinen YHWH(Yahveh) tanrının isminin dörtlü kısa yazılımının hegzagramla ifade edildiği kesinlik kazanmaktadır[2]. Talmud’ta verilen bilgilere göre, kötü ruhları kontrol etmek amacıyla Kral Saleyman’a verilen sihirli yüzük üzerinde Tanrı’nın en kutsal ismi olan YHVH isminin (Tetrakrammaton) tek tek işlenmiş olduğu ifade edilir[3].

 

Yahudi Kutsal Kitabına göre, “Golyat” adlı bir devle ile savaşırken[4], küçük yaştaki Davud’u koruyan kalkanın üzerine onun ismi göstere bir altıgen motifi işlenmişti[5]. Aslında Megan, İbranice’de kalkan anlamına gelir. Megan David te Davut’un Kalkanı anlamını taşır. Bu yıldızın Kral Davud’un kalkanının üzerinde olmasından ötürü heksegrama daha sonradan Megan David ismi verilmiştir[6].

 

Magen David Yahudilik simgesi olarak ilk kez 1933’te Prag Yahudi Cemaati tarafından onaylanıp, kullanılmış ve bu cemaatin özel ve resmi sembolü olarak kabul edilmiştir. Bu sembolün diğer komşu Bohemya cemaatleri yoluyla Viyana’ya kadar ulaştığı varsayılmaktadır. Viyana’nın eski Yahudi mahallesiyle Hıristiyan Mahallesi arasındaki sınırı belirleyen yerin üzerine bir Davud yıldızı oyulmuştur. 1656 tarihli ünlü Dikilitaş bugün hala ayaktadır[7].

 

Siyon yıldızı ya da Magen David’in önemi Kabala ile ortaya çıkmıştır. Ünlü Kabalist(kabala yorumcusu) Gershon Sholem, bu sembolle ilgili şunları söyler:


Hıristiyan dünyasınca kabul edilen Haç’a karşılık Yahudilerin de özgün bir sembol benimsemeleri ihtiyacı doğmuştu. Haç’ın ifade ettiği anlama sahip olmasa da, Magen David yaygınlıkla tanınıp sevilmiş bir şekildi ve Yahudi dünyasına kendini kolaylıkla kabul ettirmişti.”[8]

 

Yanda 1970’li yılların ortalarında İsrail’deki arkeolojik kazılarda, Bet-El yöresindeki M.Ö. 10 ila 20 yıllarına ait bir yapıda bulunan altı köseli yıldız, yüzyıllardan beri, Yahudi ve Masonların kullandıkları ortak simgelerdir. Bronz çağına (M.Ö. 3200 – 1200) dayanan bir geçmişi olduğu düşünülen bu motiflerin benzerleri Kineret Gölü kıyısında, 2. yüzyıldan kalan Kfar-Nahum Sinagogu’ndaki oyma kalıntılarda bulundu[9].

 

MASONLARIN VE TAPINAK ŞOVALYELERİNİN SİMGESİ

 

Dünya masonları arasında kendi localarının sembollerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur heksagram. 90° de açılmış gönye ve sıfırda kapanmış pergel, hareketsizliğin yansımasıdır. içinde gönye ve pergel, Siyon yıldızı’nı oluştururlar.

 

Bu da Yahudilik ve Masonluğun iç içe olmalarının belli başlı örneklerindendir [10].

 

 

Yanda, Mason localarının görevlileri Siyon Yıldızı’ nın altı uçlu kısımlarında gösterilir. Bu loca içindeki iş bölümünü de ifade eder.

 

Locayı idare eden Üstadı Muhterem ile iki Nazır çıkan üçgeni, Locayı organize eden Hatip, Katip ve Nazırlar inen üçgeni teşkil ederler[11].

 

 

 

 

Mason, Gül-Haç ve Kabala[12] öğretisinden aldığı esaslara dayanan Gizem Cemaati (Theosophical Society), Yahudi mistisizmine sıkı sıkıya bağlı bir örgüt olan Tapınakçı(Templaers) geleneği de beslemekte ve korumaktaydı. Bu birliktelik, sıraladığımız örgütlerin ve bunlara bağlı derneklerin ambleminde de ortaya çıkmaktadır.

 

Bunların amblemin ortasında kocaman bir Siyon yıldızı ‘nın olması da dikkat çekicidir[13].

 

Muharref Tevrat kaynaklı Yahudi sembolleri de amblemde yer alıyordu. Tüm bunların yanında, bir de ilginç bir sembol daha vardı derneğin ambleminde; sonradan Nazi partisinin sembolü haline gelecek gamalı haç da vardı. Oldukça eski bir okült sembol olan gamalı haç (swastika), Kabala mistisizmi çinde yer alan semboller arasındadır[14].

 

 

 

 

 

Yanda, İngiltere’de Londra’da 12.y.y. ait Lincoln Katedralin’den bir pencere süslemesi.

 

Görüldüğü kadarıyla Yahudi inancının ve masonların önemli sembollerinden olan siyon yıldızı, Hıristiyan süsleme sanatını da etkilemişe benziyor[15].

 

 

BÜYÜ VE HEKSAGRAM

 

Heksagram ya da Siyon Yıldızı, Yahudilikle kesinlikle ilişkilendirilmekle birlikte, bir tür büyüsel güç sembolü olarak yüksek dikili kayalara yapılan çizimlerde, büyülerde ya da egsorsizme[16] ait popüler kitaplarda ortaya çıkmaktadır[17].

 

Yahudi Kutsal Kitabına göre kral Davut’tan başlayıp ve oğlu Süleyman’ın Betşaba’da ölümüne kadar (M.Ö 930) Hegzegram ile efsunlu bir takım dualar söylenerek melekler çağırılmakta ve bu yolla cinler uzaklaştırılmaktaydı. Bazı Kabalistlere göre, Kral Davut ve Kral Süleyman, Kabalistik büyü sanatları ile harikalar yapabiliyorlardı.

 

Yanda görülen ve arkana büyüsü olarak da bilinen heksagramda İbranice tılsımların yazıldığı bir tarot görülmekte. Kartlara basılı bu tür simgelerin kehanet için kullanıldığı da ileri sürülmektedir. Fransız yazar Court de Gebelin (1773-1782) arkana büyü kartlarını Eski Mısır'ın büyülerinden kaynaklanan mistik semboller olarak kabul etmiştir. Okült bilimler her karta bir sayı, bir harf ve doğal bir nesne veya güç tahsis eder[18]

 

DOLAR VE HEKSAGRAM

 

Bir doların üzerinde sağ taraftaki 6 köşeli yıldız ise daha farklı bir biçimi bugün İsrail bayrağında bulunan ünlü Davud Yıldızı’dır.   Piramit şeklinin üzerindeki “Annuit Coeptis” yazısı latince “Bizim meselemiz, plan başarıyla tamamlanacaktır” anlamına geliyor. Hemen beraberindeki “E Pluribus Umum” ise “Birçoklarının içinde bir tane  yani Eski Ahitte’ki “Seçilmiş Kavim” anlamına gelmektedir.

Altta yer alan “Novo Ordo SeclorumÇağların Yeni Düzeni” , İllimunati’nin temel sloganı olan “Ardo Ab Chao” yani “Kaostan Düzen çıkarmak-Kaos Bizim İçin İyidir” formülüyle birlikte değerlendirilmelidir. Kendileri tarafından yaratıldığı ve kontrol edilebildiği sürece “kaos” korkulacak bir şey değildir, hatta iyidir. Çünkü önce kaosla boşluk yaratır, sonra istedikleri gibi doldurur ve yenidünya düzenini kurarlar. ABD dolarının üzerinde bulunan simgeler nasıl bir küresel komployla karşı karşıya olduğumuzun simgesidir.

 

UZAKDOĞU KÜLTÜRLERİNDE HEKSAGRAM

 

Bu simge, Buddizmde de bir tür yardımcı derin düşünme (meditasyon) olarak kullanılan ve çokça bilinen basit bir geometrik figür olan mandala gibi, bir daire içinde çizilmektedir. Heksagram, Hindistan kültüründe dokuz temel prensibi kompoze eden iç içe geçmiş çerçeveli üçgenler olarak bilinen Siri Yantra Mandala adıyla da karşımıza çıkar. Buddizmde bilinen yapısından çok daha ileride bir tür arınma olarak anlaşılmaktadır. Eski Çin’in birinci Çang hanedanlığı döneminde üç boyutlu, muhtemelen 64 adet üçgenin her bir çiftine ve kıvrımlı çizgilerine de hegzagram adı verilmekteydi[19].

 

HİNT-YAHUDİ HEKSAGRAM İTTİFAKI

 

Hint yarımadası, II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar İngiliz egemenliği altındaydı. Sömürgeciler alt kıtayı terk ettiklerinde ise Hintli Müslümanlar Hindulardan ayrı bir devlete sahip olmayı istediler ve Pakistan'ı kurdular. Pakistan ve Hindistan arasında nüfus mübadelesi yapıldı; Hindistan sınırları içinde yaşayan çok sayıda Müslüman Pakistan'a göç etti. Ancak nüfusunun ezici çoğunluğu Müslümanlardan oluşan Jammu/Keşmir eyaleti, Hint yönetiminin oyunları ve İngilizlerin de desteğiyle Hindistan egemenliğinde kaldı. O tarihten bu yana Keşmir, İslam dünyasının kanayan yaralarından birisidir.

 

Keşmirli Müslümanlar Hint yönetimine direnmek ve bağımsızlıklarını kazanmak istedilerse de Hint güçleri tarafından, ülkede 1947, 1965, 1971 yıllarında üç büyük katliam gerçekleştirildi. On binlerce Keşmirli Müslüman öldürüldü, kadınlara tecavüz edildi, İslami eğitim veren okullar kapatıldı. Keşmir'de şimdiye dek 4.000'den fazla kadın işkenceye ve tecavüze uğradı. 1990’ların başından itibaren bu zulümler hem askeri ve hem de siyasi arenada daha da artırılmıştır.

 

Bütün dünya siyasetine soyunan küresel kovboy Amerika'da Keşmir aleyhtarı ve Hindistan yanlısı bir lobi olduğu söylenebilir. Ancak dikkat çekicidir, Amerika'da Hintlilerin kurduğu kayda değer bir Hint lobisi de yoktur. Ancak çok güçlü bir İsrail lobisi vardır. Ve bu lobi, Keşmir'e karşı sonuna kadar Hindistan'ın yanındadır. Hindularla İsrailliler arasında stratejik bir ittifakın yanı sıra, manevi bir ittifak da bulunmaktaydı. İsraillilerin Siyon yıldızı, Hindular tarafından da kutsal Siri Yantra Mandala olarak biliniyor. Bu ayrıntı, aralarındaki bağı daha da güçlendirmekteydi[20].

 

Yahudiliğin simgesi Siyon yıldızı, Hindu kutsal simgesi Siri Yantra Mandala’ya benzerliği ile dikkat çekmektedir



[1] İsrail bayrağının şekli ilk kez, Yahudi devletinin kurucularından Theodor Herzl’in halefi ve yakın arkadaşı

Dr.David Wolfson, tarafından tasarlanmıştır. Bayrağın üst ve alt kısımlarında ibadet sırasında kullanılan dua atkısı “Tallit’teki gibi beyaz zemin üzerine iki paralel mavi çizgi arasına ortalanmış bir mavi Magen David(Siyon  Yıldızı) idi.   

   [2] YHVH isminin okunuşu, Yahveh’ dir  Ancak orijinal yazım EHEYEH’tir. Orijinal yazımda ise altı harf vardır. Bu   harfler, E(alef- א ), H(het- ח), E(alef- א ), Y(yod-י ), E(alef- א ), ve yine H(het- ח) hekzagram’ın altı köşesinde    gösterilir.

[3] The Soncino Talmud İngilizceden Çev: Rabbi Dr. İzador Epstein, London , 1915, Gittin böl. 68 a-b

[4] Eski Ahit, I. Samuel 17. bölüm Bu olay Kur’an’da da kısmen anlatılır. Golyat isimli dev pehlivan Kur’an’da

  Calut   olarak geçer. Bkz. Bakara 2/249, 250 ve 251

[5] Davud İbranice’de üç harfle: “Dalet( ד )-vav( ו ) – dalet( ד)” harfleriyle yazılır. Çok eski İbrani alfabesinde ise

  dalet harfi Yunan alfabesindeki “delta” Δ ya benzeyen küçük bir üçgen şekille yazılırdı. İki “Dalet”in

  birleşmesi,   yani iki üçgenin altıgen bir yıldız şeklinde çizilmesi Kral Davud’un adını temsil ediyordu.

[6] Eski Ahit, Mezmurlar 18. bölüm

[7] Scholem, Gershon, The Star of David; History of a Symbol, in The Messianic Idea in Judaism, Jerussalem

  1978,271

[8] Magen David ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için bkz. www.sevivon.com/show_symbol.asp?id=7 ve  ayrıca

  www.en.wikipedia.org/wiki/Star_of_David

[9] Frankel, Ellen – Platkin, Betsey Teutsch, The Encyclopedia of Jewish Symbols, Jason Aronson Inc., 1992, s.   

  161

[10] Freemasons Book ,  tarihsiz, s. 96

[11] Çırak Kalfa Usta, Mason Yayın Organı, İstanbul 1976 s. 68

[12] Kabala, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’ın herkes tarafından bilinen açık anlamından başka, gizemli(ezoterik)

    anlamı bulunduğu, sembollere gizlenen bu anlamların öğrenilmesi ve yorumlanması geleneği olarak tanımlanabilir.   Kabala kelimesi, kimilerine göre İbranice Kibbel kökünden türetilen ‘’gelenekle kabul edilmiş şey’’ , kimilerine göre ise gene İbranice KBLH harflerinden oluşmuş, ‘’vahiy olarak almak, kabul etmek’’ kimilerine göre de ‘’sözel gelenek’’ anlamındadır. Kabala gizlemli bir anlayış olduğundan dolayı hayata ve yaradılışa dair, çok çeşitli boyutlarda ve konularda yorumlar içerir. kaynağını ise Tevrat’tan alır:.Encyclopedia Religion and Ethics ,    H.Loewe, “Kabbala” maddesi. Editör:J.Hastings  New York 1981, Cilt VII, s. 622; Ayrıca bkz.Hançerlioğlu,   Orhan, İslam İnançları Sözlüğü,İstanbul 1984,s.218 ve ayrıca Bolay, Prof.Dr. S.Hayri, Felsefi DoktrinlerSözlüğü,    Ankara 1990,s.127

[13] Baigent, Michael- Leigh, Richard- Lincoln, Henry, Kutsal Kan, Kutsal Kase, Çeviren; Mehmet Topdaş, İstanbul 1996; s.227, 339

[14] Goodman, Frederick, Magic Symbols, London: Brian Trodd Publishing House, 1989, s. 97.

[15] Oliver, George, Spencer, Richard, The Historical Landmarks and Other Evidences of Freemasonry Explained

    in a Series of  Practical Lectures, London, Basım W. Wilcockson, Rolls Buildings, s. 356. 

[16] Excorcism: Şeytan, ifrit, cin gibi varlıkları çıkarma ayini. Bu ayin Katolik papazların kayıtlı ayinleri arasında

bulunur.  Ama egzorsizm,sadece Hıristiyanlığa has bir uygulama değildir ve diğer din ve inanç sistemlerinde de     pozesyon (daha çok Afrika menşeli parapisişik olaylarda) olarak isimlendirilen ifrit, ruh, cin musallatı, benzeri uygulamalar  vardır.  

[17] Bu konuda en ayrıntılı bilgi için bkz. Lewıs I.M., The World’s Religions, Routledge, (Derleyenler:  .Sutherland, L. Houlden, P. Clarke, F. Hardy), Çeviren : Caner Işık, London, 1988.

[18] Weiser , Samuel The Magic of Thelema: A Handbook of the Rituals of Aleister Crowley, York Beach, Maine.

    1993.

[19] Biedermann, Hans, Dictionary of Symbolism, İngilizceye Çeviren: James Hulbert, Copryght  in London 1982

[20] Themes in World Religions, Editör: Dinah Hanlon, Cambridge Universty Pres 1988, Cilt II, s.24; İlginçtir,

   gamalı haç da Hindu kutsal simgeleri arasında yer alır. A.g.e. , aynı yer; Ayrıca bkz. Kaya, Korhan, Hinduizm, 

   Dost Yayınevi, Ankara 2001, s.58,61;92

 

murathakan.yildirim@gmail.com 

 

(Haber 7)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/7/2007 - Güneş yanığına yeşil çaylı çözüm

Kategori: ILGINC BILGILER

Güneş yanığına yeşil çaylı çözüm

Günde iki bardak yeşil çay, güneş ışınlarının yol açtığı yanık, kırışıklık ve sertleşmeye neden olan peroksit miktarını üçte bir oranında azaltıyor.

 

Üçte bir oranında azaltıyor

Yaz mevsiminde sebze ve meyvelerle güneşin zararlı etkilerinden korunmak mümkün. Uzmanların, güneşe göre beslenmede sık tüketilmesini önerdiği yiyecekler şöyle:

Her gün bol C vitamini içeren meyvelerden yiyin. Uygun miktarlarda sarı ve kırmızı renkli meyve ve sebzelerden tüketin, ancak aşırıya kaçmayın. Çünkü aşırıya kaçıldığı takdirde, bu besinler cildin
sararmasına yol açabilir. Soya ürünleri tüketmeye özen gösterin. Her gün bir avuç kuruyemiş tüketin. Kabuklu kuruyemişlerdeki bitkisel yağ, zengin E vitamini içerir. Günde bir bardak sıcak kakao için. Kakaoda çok çeşitli antioksidan maddeler bulunur. Dolayısıyla uygun miktarda kakao cilt için yararlı.

Her gün mutlaka yeşil çay için. Çünkü günde iki bardak yeşil çay, güneş ışınlarının yol açtığı yanık, kırışıklık ve sertleşmeye neden olan peroksit miktarını üçte bir oranında azaltıyor.


Kaynak: "Güzellik Sanatı" sitesi


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/7/2007 - 'ALLAH' kelimesinin gücü

Kategori: ILGINC BILGILER
'ALLAH' kelimesinin gücü
'ALLAH' kelimesinin gücü
Hollandalı bir psikolog olan Vander Hoven Kur’an okumanın ve ALLAH kelimesini tekrar etmenin hastalar ve sağlıklı insanlar üzerindeki etkilerini bulduğunu açıkladı.

Hollandalı profesör üç yıldan beri bir çok hasta üzerinde araştırma ve çalışmasını yaparak yeni buluşuna ulaştığını söyledi.

Hastalarından bazılarının Müslüman olmadığını, bazılarının da Arapça bilmediğini belirten Hoven hastalarına ALLAH kelimesini öğrettiğini söyledi.

Alınan sonucun çok mükemmel olduğunu, özellikle depresyon ve tansiyon hastalarında çok daha iyi sonuçlar verdiğini belirtti.

Profesör Haven ALLAH kelimesini oluşturan harflerin psikolojik hastaların üzerindeki etkilerini açıkladı.

-ALLAH kelimesinin ilk harfi olan –A- harfi solunum sisteminden direk çıkıyor ve nefes almayı düzenliyor.

- Damaktan söylenen –L- harfi ise, (Arapçada çıkarıldığı şekilde) dil hafifçe damağın üst kısmına dokunuyor ve çene kısa bir duraklamayla birlikte aynı işlem tekrarlanıyor.(İki –L- harfi olduğu için) Bu işlem nefes alıp vermeyi rahatlatıyor

- Son harf olan –H- harfi çıkartılırken akciğer ve kalp arasında bir ilişki oluşuyor ve işlem sonucunda kalp atışları düzeliyor.

Bu araştırmayı yapan Hollandalı profesör Müslüman değil, fakat İslam ilimlerine ilgi duyan ve Kur’an-ı Kerim’in sırlarını araştıran bir psikolog.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/6/2007 - PUF NOKTASI

Kategori: ILGINC BILGILER

*Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe cokmezler.

*Kek kalibinizin icine hamurunuzu dokmeden once ortasina bir serit aluminyum folyo koyun. Boylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca cikartabilirsiniz.

*Satin aldiginiz baligi hemen pisirmeyecekseniz, parcalara ayrilmis olarak almayin. Temizlenmis, butun olarak alin. Cunku derisiz et zararli bakterilere karsi daha acik ve duyarlidir.

*Naftalin kokusundan hoslanmiyorsaniz, dolaplarin icine limon kabugu ve karanfil taneleri koyun. Boylece hem guve gelmeyecek hem de giysileriniz guzel kokacak.

*Lahana ve karnabahar pisirirken cikan kokuyu onlemek istiyorsaniz tencerenin kapagina bir dilim ekmek koyun.

*Sogan, sarimsak kesmeden once parmaklariniza limon suyu surerseniz, istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.

*Kizartma kokularinin butun eve yayilmamasi icin yagin icerisine bir iki dal maydanoz atin.

*Lambalarinizin uzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya surerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir. (Fazla surmeyin.)

*Evinizin mis gibi kokmasini istiyorsaniz, bir kac tane karanfili az su ile kaynatin.

*Kotu kokan spor ayakkabilarinizin icerisine biraz bikarbonat koyun ve bir gece bekletin. Sabahleyin silkeleyin. Kotu kokulardan eser kalmayacaktir.

*Parfumu bitmis kucuk parfum siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari camasir dolabiniza koyun. Boylece camasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz.



(alinti)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/6/2007 - İlginç Bilgiler

Kategori: ILGINC BILGILER

1 Nisan şakasının kökeni nedir?


1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce
Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX
Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine
devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak
nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz
hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar
sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin
parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıl
dı.

İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?

Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin
amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle
tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin
eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona
zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için
kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi.
Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için
kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.

Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde
yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı.
Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki
elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken
çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç
sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar
fildişinden ve kemikten yapılırdı.

Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?

Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir.
Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha
sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere
aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor?

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer
veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır.
Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.

Mezara niçin çiçek konulur?

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının
çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar
mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme,
kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan
kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın
yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah
giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.

Satrançta şah niçin o kadar pasiftir?

Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden
bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri
geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin
Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından
oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.

İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk
insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki
kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.

Akıl ile zeka arasında fark nedir?

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

Dolunay insan davranışlarınıetkiler mi?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi.  Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.

Niçin gözyaşı dökeriz?

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz?

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.

Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?

Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez.  İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

Develerin hörgüçlerinde ne var?

Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.

Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?

Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?

Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğinışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir

Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.

İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.

Bir hafta niçin 7 gündür?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen
beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti.  Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?

Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.

İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?

Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.

Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.

Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?

Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca  hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.

Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?

Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.

Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?

Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok
horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu
da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler
ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün
doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır

Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya
karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden  etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.

Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?

Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki
genellikle bir cam şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.

Kuşlar nasıl konuşabiliyor?

Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini
taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.

Kediler balık ve sütü niçin severler?

Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.

Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?

Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
http://ates64.blogcu.com/
http://ates64.blogcu.com/
Google
http://ates64.blogcu.com/
 http://ates64blogcu.OurToolbar.com/exe
Download Our Free Toolbar
Sık Kullanılanlara Ekle

Son yazılarım

Türk Sineması Yeşilçam - En Komik Sahneler 5
Türk Sineması Yeşilçam - En Komik Sahneler 4
Sineması Yeşilçam - En Komik Sahneler 3
Türk Sineması Yeşilçam - En Komik Sahneler 2
Türk Sineması Yeşilçam - En Komik Sahneler 1
'Sanane yav! Ne densizsin... ' Video
'Başbuğ hala niye görevde?'
TARAF YİNE BOMBAYI PATLATTI
Dudak uçuklatan iftiralar - Video
Şehit annesinden ağlatan mektup
usak banaz hamam bogazi termal tesisleri hakkinda yapilan roport
Bir Mesleğin Banaz´da Son Temsilcisi
Türkleştirmek, Müslümanlaştırmak, üzerine
Grip aşısı
ÖLÜM VE AHiRET HAYATI
ŞEYTAN VE HİLELERİ
CEHENNEMiN YAPISI VE AZABI
RESULULLAH'IN SON 13 GÜNÜ Nihat Hatipoglu
Hz.Muhammed'in Kefene Sarilmasi (Nihat Hatipoglu
YILBASI FELAKETi (Dini Sohbet)

Kategoriler

Arkadaşlarım

mucahid23
ozlem405
fatima
ahsennur
medreseizehra
pepenero
yozgatnur66
hobilendik
glhn74
metinol
yemektariflerimiz
meyvelerinfaydalari
yeniirmak
recipes
pedogog
sacbakimiyontemleri
benyaziyorum
bebekveresimleri
bebeksagligi
makyajteknikleri
ferdi344
hisari
sifalibitkilerimiz
benyaziyorumsiyaset
erkekbebekresimleri
Trafik ve yol durumu
http://www.basbakanlik.gov.tr/bimer/index.htm
http://www.nvi.gov.tr/NVI.html
http://www.samanyoluhaber.com/index.php
http://www.moralhaber.net/
http://www.bilgiguvenligi.org.tr/
http://www.banaz.net/
 http://www.eftalmedikal.com
http://www.maranki.com/
http://www.saracoglu.at/index.php
http://www.uzmantv.com/
http://www.namazladirilis.com/index.php
http://www.helal-gidalar.com/

http://www.bombamuzik.com/
http://www.ilahi-ezgi.com/
 www.banazdostfm.com/

 http://www.banaz.biz/
 http://www.cihan.com.tr/
http://www.dha.com.tr/index.php
http://www.iha.com.tr/yp/index.aspx
http://www.aa.com.tr/
http://ates64.blogcu.com/
Uyarı: Blogumuz İnternet Üzerinden gelen Kaynakları paylaşmaktır. Eğer size ait herhangi bir çalışma görürseniz ve burada yayınlanmasıni istemiyorsanız lütfen o yazıya ait yorum kısmından bizi uyarın, uyarı{!}alındığı andan itibaren yazınız kaldırtacaktır. Emeğe ve Telif haklarına Sonuna kadar saygılıyız.ates64.blogcuda yayınlanan resim ve fotoğrafların telif hakkı tamamen sahiplerine aittir .ATES 64