baslik:===> Sollte es an hessischen Schulen Islamunterricht geben?
Lütfen ilk ŞIKKI , yani "Ja, Deutschland ist ein multikulturelles und weltoffenes Land. Ein Islamunterricht an Schulen trägt diesem Anspruch Rechnung." tiklayin. Sonra da '' Abstimmen'' yazısına tıklayınız.
Sonuclar su an ki rakamlara göre cok üzücü, büyük bir cogunluk Almanya okullarinda Islam Din Derslerinin verilmesine k arsi cikiyor. Allah rızası icin bu anketle mümkün mertebe herkese ulaşın ve iletmeye devam edin.
"Ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır..."
ANKETIN SUANKI DURUMUNU GOSTEREN TABLO..!!!!!!
Sollte es an hessischen Schulen Islamunterricht geben?
Eine der größten muslimischen Gruppierungen Deutschlands, die Türkisch Islamische Union, bietet sich als Träger für islamischen Religionsunterricht in hessischen Schulen an. Befürworten sie diesen Schritt? (Diese Umfrage ist beendet, eine Teilnahme nicht mehr möglich. Das Ergebnis wurde von einem Aufruf auf einer anderen Webseite stark beeinflusst.)
104 / 19,22%
Ja, Deutschland ist ein multikulturelles und weltoffenes Land. Ein Islamunterricht an Schulen trägt diesem Anspruch Rechnung.
365 / 67,47%
Nein, muslimische Schüler sollten sich besser mit christlicher Religion und Kultur beschäftigen.
72 / 13,31%
Schwer zu sagen. Auf jeden Fall ist es besser, wenn muslimische Schüler den Islam in der Schule kennenlernen, wo die Inhalte des Unterrichts besser überwacht werden können.
Odanızın güzel kokmasını isterken sağlığınızdan olabilirsiniz
Kapalı ortamların temiz kokmasını sağlamak amacıyla sık sık kullanılan oda kokularının içeriğine dikkat edilmesi, özellikle yakılarak güzel koku sağlayan tütsü kullanımından kaçınılması gerektiği bildirildi.
Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Doktor Gürkan Ertuğrul, oda kokuları kullanımının gittikçe yaygınlaşmasıyla birlikte karşılaşılan sağlık sorunlarının da arttığını söyledi.''Mümkün olduğu kadar doğal yöntemlerin dışına çıkmamak en iyisi'' diyen Ertuğrul, bu kokuların özellikle astım hastalarına alerjen etkisinin bulunduğunu ifade etti.Ertuğrul, oda spreyi, koku önleyici kimyasallar, kokulu mum, tütsü gibi çeşitleri bulunan bu kokuların tümünün içinde çeşitli katkı maddeleri bulunduğunu, bunları alırken ve kullanırken bu içeriklere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.Koku veren maddeler içinde en fazla tütsüde ve kokulu mumlarda bulunan maddelerin sakıncalı olduğu uyarısında bulunan Ertuğrul, ''çünkü bunlar yakılarak kullanılıyor ve yaktığınız zaman da sağlık için zararlı etkileri ortaya çıkıyor.'' dedi.Kullanılan ürünlerin kalitesine dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Ertuğrul, buharlaştırma yoluyla ortama koku salan ürünlerin daha güvenli olduğunu söyledi.Ertuğrul, oda kokularının kansere yol açtığı şeklindeki iddiaların hatırlatılması üzerine, ''kanserojen olup olmadığını anlamak için etken maddelerine bakmak lazım. Mesela paradiklorobenzen içeriyorsa, bunlar kanserojen maddeler. Mesela naftalinde de bulunuyor bu madde'' dedi.Torbalarda ya da keselerde kullanılan kurutulmuş çiçeklere uçucu gaz eklenmediği sürece sağlık için bir sakınca olmadığını vurgulayan Ertuğrul, özellikle sıkça yapıldığı gibi tuvalet kokularında kullanılan paradiklorobenzen içerikli maddeleri sıkmamak gerektiğini söyledi.İçinde etken madde olarak kloroflorokarbon bulunan oda spreyleri ya da deodorantların çevre sağlığı açısından sorun yarattığının altını çizen Ertuğrul, ''yani sprey alırken de içindeki etken maddeleri iyi incelemek gerekiyor. Sonuçta bütün uçucu gazlar, alerjisi bulunan bireylerde sağlık için sorun yaratıyor, ama hep söylüyoruz, deodorant kullanırken sprey yerine mum ya da roller tarzı olanları tercih etmelisiniz'' diye konuştu.Ertuğrul, gebeler, emziren anneler ve küçük çocukların bulunduğu yerlerde bu tür koku veren maddelerin kullanılmaması gerektiğini dile getirdi.Sağlık açısından güvenilir olması nedeniyle doğal aromatiklerin kullanılmasını öneren Ertuğrul, ''ama doğal olmayanlar kullanılacaksa da maddeyi yakmamak, sadece buharlaştırma ya da doğal yöntemlerle ortama salmak gerekiyor. Bunları yakarken, aslında içindeki hidrokarbonları yaktığınız için sağlığa son derece zararlı'' dedi.Dr. Ertuğrul, mekanın sık sık havalandırılıp temizliğe özen gösterilmesi durumunda ilave işlemlere çok fazla gerek olmadığını sözlerine ekledi.AA
Haftasonu bir grup futbolcu gençle birlikteydim. Hepsi 6-7 yaşından beri meşin yuvarlağın arkasına takılan gençler. Hepsi de pırıl pırıl hepsi de gymnasiumda okuyan ya da meslek eğitimi gören 20 yaşlarındaki gençlerin tek arzuları üst liglerde futbol oynamak.
Alman takımlarından ziyade Türk takımlarını tercih ediyorlar ve en büyük hayalleri ay yıldızlı forma. Birbirlerine Türkçe şaka yapacak seviyede anadillerini konuşsalar da bilgi kaynaklarının Alman gazeteleri olduğunu saklamıyorlar.
Benim Zaman’da, Türkçe yayınlanan bir gazetede çalıştığımı öğrenince babalarının okuduğu gazetelerden bahsetmeye başladılar. Sonra sadece spor sayfalarına baktıklarından dem vurdular. Almanca, Türkiye’den evlilik ve terör olaylarına bakışlarını öğrenmek için sorduğum sorulara hemen hemen Alman medyasındaki görüşlere benzer ifadelerle cevap verdiler. Bizim görüş ve fikir olarak besleyemediğimiz gençlerin içlerini dolduranların gösterdikleri yöne doğru savrulan gençler. Kendi kültürel değerleriyle çelişen açıklamaların arkasındaki gerçek içinden çıktıkları topluma olan yabancılaşmaları. Kendi söyleyecek sözleri olmadığından mıdır? Yoksa kendi kültürlerini bilmemekten kaynaklanan bir durum mudur bu içinde bulundukları. Soykırım illa karşındakileri birey birey yok etmekle olmaz. Karşı dünya görüşünü ortadan kaldırmak da yani asimilasyon da bir nevi soykırım olarak addedilir literatürde.
Almanya’da yaşıyoruz deyip bu ülkenin gündeminden kopuk olmamalı ve devamlı Türkiye’yi düşünmeden onlara yeni bir hayat alanı oluşturmalıyız. İçinde yaşadığımız toplumdan kopmadan kendi değer yargılarımızla ‘biz buradayız’ diyebilmeliyiz. Bunun için de gençleri yeniden kazanmalıyız. Onlara yeniden bilgi çağını bizim anlayışımızla yorumlamayı öğretmeliyiz. Bunun için de kendi iç dinamiklerimize güvenmekten başka çaremiz yok. Çağımızın dünya gerçeklerini açıklamaktan ve konuşmaktan kaçınmamalıyız. Dil, din, cinsiyet ayrımı tuzağına düşmeden zamanımızın bilgeleriyle dostluklar kurmalıyız. Düşüncelerimizi gençlerle ve daha uç zekâlarla paylaşmalıyız.
Gençlerimizin hâlâ ay yıldızlı forma hayali kurduğu bir zamanda bu dediklerimizi yapmak için vaktimiz var. Bunca boş vermişliğe rağmen hala karşımızda bizimle aynı dili aynı duyguları paylaşan bir gençlik var çünkü. Bunun için yapılması gereken yeniden okumak, yeniden eğitimi birinci gündemimize oturtmak. Aileler yarınlarını düşünmek için şimdiden çocuklarına özgüvenlerini kazandıracak hamleleri yapmalı. Onlara içinde bulunduğumuz ülkenin kültürü kadar, kendi kültürleriyle dünyayı yorumlama şansını da vermeliyiz. Asimilasyon istemiyorsak üzerimize düşeni biz de layıkı ile yapmalıyız. Çocuklara Türkçeyi iyi şekilde öğretmek ve Türk gazetelerini takip etmek belki de bunun ilk adımı olabilir. Bu bağlamda “Yaşam mücadelesinde hedef ille de hasmını öldürmek değildir. Sakatlanmak bile başvurulacak en son çaredir. Savunma, saldırıyı geçiştirmek hasmın dengesini bozmak suretiyle kontrol altına almak yaşam alanının muhafaza etmek esasları üzerine kurulabilir.” sözleri belki bizim için bir kılavuz olabilir.
İşte Alman hükümetinin aldığı karar ve ülkeye vizesiz girebilecek olan Türkler...
Almanya, ''otobüs şoförleri, montaj işçileri ve ticari amaçlı olarak Almanya'ya gelmek isteyen sporcu ve sanatçıların da vizeden muaf tutulmalarını'' kararlaştırdı.
Ancak İçişleri Bakanlığının bu kararı henüz uygulamaya konmadığı için, bu konuda resmi bir açıklama yapılıncaya kadar, şimdilik bu meslek grupları için de vize zorunluluğu sürüyor.
Şimdilik sadece Türk kamyon şoförlerinin ülkeye vizesiz girebileceği, ancak bir süre sonra bu gruba, söz konusu 3 meslek grubunun daha ekleneceği öğrenildi.
Almanya İçişleri Bakanlığı sözcüsü Stefan Paris A.A'ya yaptığı açıklamada, şimdilik sadece Almanya'ya mal taşıyan Türk kamyon şoförlerine vize muafiyeti getirildiğini, bunun, Alman şirketlerine Türkiye'den kiralık verilecek Türk kamyon şoförleri için geçerli olmadığını belirterek, ''Alman hükümeti, hizmet almak amacıyla ülkeye gelmek isteyen Türkleri vizeden muaf tutmak için bir zorunluluk görmemektedir'' dedi.
Ancak Alman hükümetinin, aktif şekilde hizmet sunmak amacıyla Almanya'ya kimlerin vizesiz girebileceği konusunda ayrıntılı bir inceleme yaptığını ve bu konuda diğer AB ülkelerinin hükümetleriyle de görüş alış verişinde bulunduğunu ifade eden Paris, ''İncelemeler sonucunda bakanlığımız 3 hizmet grubuna daha Almanya'ya vizesiz giriş yapabilmelerine imkan verilmesi konusunda karar aldı. Otobüs şoförleri, montaj işçileri ve ticari amaçlı olarak Almanya'ya gelmek isteyen sporcu ve sanatçıların vizeden muaf tutulmaları kararlaştırıldı'' şeklinde konuştu.
Paris, söz konusu kararın henüz uygulanmaya konulmadığına dikkati çekerek, bunun ne zaman uygulanabileceği konusunda da bir şey söyleyemeyeceğini, karar sınır kapılarını bildirilmediği için de şimdilik Türk kamyon şoförleri dışında tüm Türk vatandaşlarının vizeye ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Paris, şu sıralar Türk otobüs şoförleri, montaj işçileri ve ticari amaçlı olarak Almanya'ya gelmek isteyen Türk sporcu ve sanatçıların hangi belgeleri beraberlerinde getirmeleri gerektiğinin düşünüldüğünü, bunun belirlenmesinden sonra bunun da resmen açıklanacağını sözlerine ekledi.
Lütfen ilk sikki, yani "Ja, Deutschland ist ein multikulturelles und weltoffenes Land. Ein Islamunterricht an Schulen trägt diesem Anspruch Rechnung."tiklayin.Sonuclar su an ki rakamlara göre cok üzücü, büyük bir cogunluk Almanya okullarinda Islam Din Derslerinin verilmesine karsi cikiyor.
Allah rizasi icin bu anketle mümkün mertebe herkese ulasin ve iletmeye devam edin.
ANKETIN SUANDAKI SONUCU
Sollte es an hessischen Schulen Islamunterricht geben?
Eine der größten muslimischen Gruppierungen Deutschlands, die Türkisch Islamische Union, bietet sich als Träger für islamischen Religionsunterricht in hessischen Schulen an. Befürworten sie diesen Schritt?
104 / 19,22%
Ja, Deutschland ist ein multikulturelles und weltoffenes Land. Ein Islamunterricht an Schulen trägt diesem Anspruch Rechnung.
365 / 67,47%
Nein, muslimische Schüler sollten sich besser mit christlicher Religion und Kultur beschäftigen.
72 / 13,31%
Schwer zu sagen. Auf jeden Fall ist es besser, wenn muslimische Schüler den Islam in der Schule kennenlernen, wo die Inhalte des Unterrichts besser überwacht werden können.
YiNE TERÖR YiNE PKK Avusturya'nın Graz kentinde Türk Gençlik Derneği'ne 2 Ocak Cuma günü yapılan saldırının ardından önceki gün Derneğin Başkanı Maras`li Salman Çoparlı ve dernek üyesi Banaz`li Hüseyin Dalgıç'ın otomobilleri yakıldı. Konuya ilişkin bir açıklamada bulunan derneğin basın sözcüsü Bilal Yıldız, "10 Şubat günü gece saat 03:30'da başkan ve üye arkadaşımızın özel otomobilleri kundaklanarak yakıldı. Bizi şaşırtan henüz bir işlem yapılmamış olması. Daha önce de derneğimize yönelik üç saldırı gerçekleştirildi" dedi.
Dernek olarak polise sürekli tedbir almaları yönünde taleplerini ilettiklerini hatırlatan Yıldız, "Mal ve can güvenliğimizin korunmasını bekliyoruz" diye konuştu. Daha büyük olaylar yaşamak istemediklerini ifade eden Yıldız, kundaklamayı gerçekleştirenlerin amaçlarına ulaşamayacağını da söyledi.
Avusturya grazda terör yine yüzünü gösterdi cuma günü sabah saat 4 siralarinda türklerin dernegine molotof kokteyli saldirada bulununan pkk yandaslari hain emellerine devam ediyorlar.
Çogunlukla kürt nüfusun yasadigi grazda kurulusunu usakli ve marasli vatandaslarimizin yaptigi dernege gectigimiz aylardada saldiran pkkli gruplar dün yine saldirdirlar. Saldirinin sabah saatlerinde yapildigindan can kaybi yasanmadi fakat ciddi miktarda maddi kayip yasandi.
Gurbetçi Hemşerilerimize ve tüm vatandaşlara geçmiş olsun diliyoruz, Eli kanlı Terör örgütünü ve terörü Lanetliyoruz.